TÜRK GENEL DEVRİMİNİN TAMAMLANMASINI TEHDİT EDEN GAYRİ NİZAMİ HARP-ASİMETRİK SAVAŞ- SÜRECİ damataşı
Atila Sarp, Şubat 2010
2009 yerel seçim sonuçları, bütün sözde aydın beklentilerine karşın AKP iktidarının oylarını ciddi oranda düşürdü. İlk Genel seçimlerde AKP’nin sandıkta yenilmesinin ışığı görülmüştür. Bunu kendisi de gören AKP seçimi kazanmak için her türlü hileye başvurmakta duraksamayacaktır. Yasaları buna göre düzenleyen AKP’nin kazanacağı bir seçimin meşru olmadığının ilanı ve böylesine bir seçim sonrasında ülkenin büyük bir iç kargaşaya düşeceğini görmemek için ise kör olmak gerekir.
AKP iktidarının emperyal projeleri uygularken uğradığı sert muhalefet umut vericidir. Meclis aritmetiğini bozacak gelişmeler vardır. TBMM, bu iktidarın yerini bir seçim hükümetinin alması yolundaki çalışmaları yapmanın sorumluluğu altına girmiştir. AKP kendi içinde büyük bir gizli çekişmenin içindedir. Yetenekleri sınırlı, sağlığı bozuk bir kişiyi önce Belediye Başkanı yaparak İstanbul’u, sonra Başbakan yaparak ülkeyi soymada “tuturuk” yapanlar, başta TÜSİAD da toplanmış yerli işbirlikçiler, Tayyip Erdoğan ve hanedanının tuttuğu balı tümüyle yemesine karşı çıkmaktadırlar. Sermayedeki çatlağın temeli budur. Tek tek milletvekili kopmaları başlamıştır. Saadetçiler ve Abdüllatif Şener İslamcılara, MHP mayası kendisinden olanlara, CHP kendinden dönme sosyal demokratlara, DP aklıselim gördüğü merkezci muhafazakarlara gidişin vahametini anlatmaya başlamıştır. Bu hükümetle seçime gitmenin getireceği sorunlar, dış ve iç politikada hükümetin fiyaskoları, yaklaşan seçim nedeniyle yeniden milletvekili olmayı garantileyemeyenlerin huzursuzluğu, AKP çoğunluğunda büyük çatlaklar ortaya çıkması olasılığını her geçen gün artırmaktadır.
Tayyip Erdoğan bu gidişi sezer sezmez önce bu sene tatil falan yok, meclisi çalıştırıp bütün yasaları yaz boyunca çıkaracağız dedi. Ardından, Ergenekon dava sürecinin verdiği kozu kullanarak medyatik bombaları atmaya başladı. Eski Genel Kurmay Başkanı’nın Başbakan ile baş başa konuşmasının birdenbire ortaya sürülmesi durulmadan, yeni Genelkurmay Başkanı’nın Başbakan ile bir buçuk saat baş başa konuşması, Bülent Arınç’a suikast bahanesiyle kozmik odalara girilmesi, irtica ile mücadele planı, 200.000 kişinin tutuklanacağı, camilerin bombalanıp, uçakların düşürülmesi planları ardı ardına gelmeye başladı. Açılımların saçılımlara dönmesi, Kıbrıs, Ermenistan, Avrupa Birliği fiyaskolarını örtmek için son derece önemli konular ciddilikten uzak ele alınmaya başlandı.
Türk Genel Devrimi’nin
tamamlanmasının karşısında bu telaş ülkemizi gayri nizami bir harp içine sokma
amacına doğru maalesef evrilmeye başlamıştır. Ulusun dil, din,mezhep,
ırk,toprak, iktisadi yaşantı konusunda oluşan ve Türk Genel Devrimi’nin
tamamlanması ile kesinleşecek olan birliğinin dağıtılması gerekiyor. Bunun için
tek resmi dil, tek ülke, tek yurttaşlık örseleniyor. Birinci sınıf yurttaşları
mezhepçi azınlık durumuna indirme adımları atılıyor. İslamiyet bayrağını
yükseltenler de, laiklik ve demokratlık sloganı ile onlara karşı çıkanlar da,
Müslümanlık, Hıristiyanlık,
Sağda solda çıkarlarına esir satılmış kalemlerin kışkırtmalarına karşın gizli savaş ortalığı kan gölüne çevirecek açık savaşa dönmüyor. Cumhuriyet ve yurttaşlık kültürüyle belli bir noktaya gelmiş yurttaşlarımızın büyük direncidir, ırka karşı ırk, dine karşı din kavgasının saman alevi gibi yurdumuzu sarmamasının temel nedeni.
Milyonlarca emekçinin içine düştüğü durumu sergileyen Tekel Direnişinin çatışmaya sürüklenen gidişini, Tayyip Erdoğan’ın iktidarı kaybedeceğinin korkusuyla kendisine oy veren direnişçilere ölçüsüz karşı çıkışını, türbanın yeniden meclise taşınmasını karanlığa gidişin, ama aydınlığa da ulaşmanın işaretleri olarak görmek gerekir.
Atila Sarp