İSMET ÖZEL’in tartışılacak görüşleri                                        

ulusalodak, Ocak 2007

 

TRT 2 de Türk Şiiri üzerine görüşlerini ortaya koyan Şair İsmet Özel üzerinde durulması ve tartışılması gereken görüşler ileri sürüyor. Sosyalizmin istikrarlı kuramcısı ekonomist Sadun Aren’in “Mülkiye” ekolünden eski “müridi” İsmet Özel

Türkiye Cumhuriyeti Devlet televizyonunun sağladığı yayın olanakları ile yaptığı şiir programında ilginç ve üzerinde tartışılması gereken görüşler ileri sürüyor. Son olarak Karacaoğlan ve Köroğlu üzerine ileri sürdüğü görüşler ilginç. Eski Aren “müridi” Özel, 12 Mart döneminden sonra köklü bir transformasyon geçirerek “İslam”ı kavramış ve adeta bir İslam sanatı silahşörlüğüne soyunmuştu.

 

Karacaoğlan’ın tek bir şiirinin bile “üniversite eğitiminin bir sömestirini dolduracak kadar ağır ve uzun çalışmalar” bilgi yüklü olduğunu ürünü ele almak durumundayız. Ancak bununla yetinemiyoruz.

söyleyerek önce yüceltiyor. “Türk İkliminin Bugünün İslamcı Şairi, (diyoruz çünkü şairin yarınlarda Millici-Ulusalcı bir söyleme açık bir gidişte yanılmamalıyız), Köroğlu konusunda çıtayı çok ciddi bir düzeye yükseltiveriyor. “Köroğlu görülmemiştir” diyor.“Benden Selam Olsun Bolu Beyine” sözlerini okuyan şairimiz, Köroğlu’nun bu kahramanlık destanına bugüne değin karşılaşmadığımız bir yorum getiriyor. Anadolu da yaşayan bizim Köroğlu’nun çeşitli yerlerde bu arada Azerbaycan da yaşayan Köroğlu ile karşılaştırmasını yapıyor. Bu karşılaştırmada bizim Köroğlu’nun “Türk ikliminin ürünü şiir nedeniyle, şair” olduğunun altını çiziyor. Anadolu Köroğlusu ile Azerbaycan Köroğlusu arasındaki bu farkla ilgili görüşleri Azerbaycan Köroğlusu ile ilgili Rusçadan kitap çeviren İsmet Özel’in 60 lı yıllardaki yakın arkadaşı  “Bir Ermeni General” şiirinin yazarı aşkını cebinde bir “altıpatlar”ile yoldaşlıkta bırakıp giden bir diğer Şaire bırakalım. Yarı yolda bırakıp gitmek bakımından benzerlikleri dışında ortak noktaları kalmadığına göre bizlere onları okumak ve dinlemek kimi gerçek bilgileri ulaştırabilir. Türk Şiirinin bugünkü durumu, organik mi, sentetik mi, gerçekçi mi, gerçekdışı mı, küresel mi, yerel mi, ontolojik mi(varlıkbilimsel mi), epistemolojik mi(bilgibilimsel mi) meraklısı için geniş bir alan açıyor. Ve bu tartışma sanat ağırlıklı yayınlarda sayfalarca yer alıyor. Biz burada dikkatimizi çeken bir başka konuyu öne çıkarıyoruz.

 

Yukarıda ağdalı konuşma atmosferini sunduğumuz bugünün Büyük İslam Şairi İsmet Özel altını çizerek ve yavaş,vurgulayıcı ve anlaşılır bir dil ile şunları söylüyor. Ona göre“Feodalizmi yaşamamış olan Türkiye de Köroğlu’nun bir halk kahramanı olmaktan öte bir yeri var. “Birçoklarının kafasında bizim Robin Hood’umuz”olarak değerlendirilip “İngiltere de Robin Hood ne yaptı ise Türkiye de de Köroğlu’nun aynısını yaptığını” söyleyenler yanılmaktadır. Köroğlu adına söylenen kahramanlıklar aşağılık duygusunun yansımasıdır. Bizim Köroğlumuz şairdir. “Başım Koydum Arkadaşın yoluna, başı dost yoluna koyanlardanız” diyen Köroğlu merkezi otoritenin bütün halkı korumak üzere mahalli mütegalibeden hesap soran tavrını ifade ediyor. Köroğlu feodalitenin olmadığı Türkiye de halkı mütegalibeye karşı koruyarak  merkezi otoritenin temsilcisi gibi hareket ediyor. Merkezi otorite ile zıtlaşan değil, tersi söz konusu.

 

Adını ilk kez duyduğumuz bir Amerikan şairinden alıntı yapan İsmet Özel “Bir ülkenin kötü durumlarında o ülkenin şairlerini suçlamak gerekir, çünkü politikacılar bir ülkenin durumu hakkında şairler kadar bilinç sahibi olamazlar” diyor.

 

1-     Robin Hood ve Köroğlu 1400-1600 yıllarında yaşayan gerçek ya da destansı kişilerdir.

2-     Türkiye adı Fransızca “Turc” Türk isim  sözcüğünün “Turquıe” Türke ait sıfatımsı haline gelmesiyle oluşmuş ve Anadolu toprakları için kullanımı Fransız dil ve kültürünün yayıldığı yıllarda  Osmanlı Coğrafyasındaki ayrışmalarda “Türk”lere ait olarak belirtilmesi amacıyla coğrafi bir yer belirtmesi olarak 19. yüzyılda kullanılmaya ve haritalarda yer almaya başlamıştır.

3-     16. Yüzyılda yaşayan şair Köroğlu ayrı bir kişidir ve ansiklopedik bilgilere göre Osmanlı ordusunda, Yeniçeri Ocağında savaşan ve aynı zamanda da  şiirler yazan bir kişidir. Şiirleri Osmanlı ordusunun başarılı olması üzerinedir.

4-     Anadolu, Azerbaycan,İran,Türkmenistan,Özbekistan,Kazakistan,Balkanlarda halkın destansı nitelikler verdiği savaşçı ve aynı zamanda şiir yazan, saz çalan, yiğitlerle yarışan, yiğitleri toplayan, merkezi zorbalığa, yerel zorbalara, haksızlık, yolsuzluk ve ahlaksızlığa karşı çıkan Köroğlu’lar vardır, ya da kimi kahramanlara Köroğlu yakıştırması yapılmaktadır.

Baba gözünün köreltilmesi, Köroğlu, Ayvaz, Köroğlu Destanları,Bolu Beyi,yiğitler, Otlukbeli  destansı anlatımlardan günümüzde film ve dizilerde kullanılan yarı belgesel niteliğe bürünmüş Anadolu gerçekliğidir. Ve bu Köroğlu Merkezi İdarenin, Osmanlının mütegalibesine değil, Osmanlı’nın Bolu’daki erki Bolu Bey’ine karşı isyan etmiştir. olarak şiir” tanımlamasından sonra da aynı Karacaoğlan’ın yiğitlik üzerine söylediklerini Divan Edebiyatının bir uzantısından ibaret olduğunu söylüyor. İsmet Özel’e göre “Halk Edebiyatı” adı altında öne sürülenler esasında Osmanlı Devletinin merkezinde gelişip erginleşen Divan Edebiyatı’nın Anadolu coğrafyasına uzanmış kollarından ibarettir. Birçok aydının görüp de anlamadığı bu hususun altını çizen 12 Mart sonrasının İslam Şairi, Karacaoğlan’ın kahramanlık destanlarını da kendine özgü, 3 gümüş yüzüklü sol elini ağır ağır kullanarak ve asortik pahalı giysilerinin içinde ağır hareket eden bedenine ağır ve ağdalı sözcüklerle ilgi çekici renkler katarak ve uzak gözlüğünü her seferinde yakın gözlüğüyle ağır ağır değiştirerek Divan Edebiyatı’nın ve Osmanlı Hanedanının havasını soluyor ve dinleyenlere bu havayı yansıtmaya çalışıyor. Aynı kanalda Attila İlhan’ın Cumhuriyetçi ve aydınlanmacı tezlerini sunuşuna zıt bir karşıtlık böylece ortaya çıkıyor. Biz Şiir’in hangi değerlendirmeler içinde olduğunu, İsmet Özel’in Osmanlı, İstanbul, Divan Edebiyatı merkezli sanat tezlerine karşı çıkmaların neler olduğunu ileriki sayılarımızda tartışacağız.

ULUSALODAK