İŞÇİ SINIFI HAREKETİNDE YENİ GELİŞMELER                                           damataşı

Atila Sarp, Ocak 2010

Eski bir toplumdan yeni ve modern bir topluma geçişin süreci, yıkılan eski toplumun yaşadığı süreç ile doğru orantılıdır.

500 yıl egemen olmuş bir sosyal düzeni kökten değiştirme mücadelesi yüz yılları alabilir. Türk Genel Devrimi bu açıdan da en az 250 yıllık bir süreci kapsamaktadır.

Yıkılanın yerine yeninin getirilmesini hangi sosyal güçlerin yapacağı önemlidir. Daha önemlisi ise yeni ve devrimci sosyal güçlerin kılavuzunun hangi sosyal güç olacağıdır.

Barbarlık konağındaki “ilb”lerin kılavuzluğunda Anadolu’da yerleşik düzene geçen ve giderek büyük bir imparatorluğu yerleştiren süreç, ilkel ortaklık döneminden imparatorluk geliştikçe sınırlar içine giren üretim ilişkileriyle birlikte “feodal” karakterli düzene, giderek de yabancı finans kapital ile işbirliği yapan “tefeci bezirgan-hacı ağa” çürümüşlüğüne “saltanat”laşan “padişah” ve çevresi ile evrilince, içinden çağdaş modern sosyal güçler ortaya çıktı. Çürüyen ve dağılan imparatorluğu paylaşan emperyalizme karşı “milli mücadele” ile modern Türkiye Cumhuriyeti devleti bir devrim ile kuruldu.

Bu devrimin öncü gücü, kılavuzu tarihsel gelenek ve görenekten kaynağını alan, gelişen yerel yeni sınıflar tarafından desteklenen, “genç ordu gücü” idi. Devrimin başarılmasını bu güç  başardı ve yeni devletin sosyal güçlerini var olanı güçlendirerek, yenilerini de yaratarak devrimin tamamlanması sürecine soktu.

Türk Genel Devrimi’nin yerleşmesi, yeni ve çağdaş temel ekonomik, sosyal, kültürel kurumlarının kurulması işlevini yukarıdan aşağıya “genç ordu gücü” ve onu destekleyen “sivil inisiyatifler” yükümlendi. Devrimin tamamlanması için göreve çağrılan bu nedenle "Türk Gençliği" idi. Yukarıdan aşağıya devrimin yerleşmesi ve tamamlanması seferberliğini (1923-38) perde arkasından izleyen yenilenler devrimin gelişimine karşı süreklilik verdikleri karşı çıkmaları kısa sürede güçlü bir karşı devrim süreci haline getirdiler. Devrimin tamamlanması ile bu coğrafyada belleri kırılacak emperyalist merkezlerin de desteği ile tamamlanmakta olan Türk Genel Devrimi’ni kazanımlarıyla birlikte yok etmek için genel saldırıya da 2000'li yıllarda geçtiler.

İşte bu karşıdevrim sürülerinin saldırısına karşı modern bir sınıf düşüncesi ve gücüyle karşıdevrim sürülerinin ele geçirdiği  mevzilerden korkmadan karşı çıkıyor.

Bu karşı çıkma yeni yöntemleri de birlikte getiriyor. İşçi sınıfı hareketinin kapitalist sistemin denetim mekanizmalarına karışması, “sendikalist” bilinci açan bir “işçi denetimi ve kontrolü” bilincini geliştirmesi Türk Genel Devrimi’nin tamamlanması yönündeki çağdaş iç dinamiklerin geliştiğinin en önemli göstergesi olarak “TEKEL DİRENİŞİ” ile yerini sosyal mücadele tarihimizde alıyor.

Artık bakıyor ve görüyor isek sendika merkezlerinin iktidar merkezleriyle işbirliği yaparak güttüğü işçilerden artık söz etmemeliyiz. Tersine, işçilerin merkezlerinde tartışılıp oluşan düşüncelerin henüz yön verdiği değil, ama en azından etkilediği yeni bir döneme gittiğimizin işaretleriyle dolu günlerdeyiz. Türk Genel Devrimi tamamlanma noktasında bu tüm topluma mücadele, birlik ve gelecek ufku veren bir dinamizmin coşkusunu “Tekel Direnişi” ile yaşamaktadır. Direnişlerin bir "darbe"ye değil, Türk Genel Devrimi'nin tamamlanmasının göstergelerinden birisi olan "tam demokrasi"ye evrilmesi ulusumuzun yurttaşlarının elindedir.

Atila Sarp