ÖNE ÇIKAN "AYDIN"LARIN DEMOKRASİ KURULTAYI İLE İLGİLİ GÖZLEM

Ulusalodak, Kasım 2006

 

Ulusal odak ‘’ Ulusalcılık ‘’ üzerine yoğunlaşan tartışmaların ve örgütlenmelerin sağlıklı değerlendirilmesi için bir gözlemi okurlara aktarıyor.’’ Demokrasi ‘’ kavramı üzerine yoğunlaşan siyasal süreci etkilemek isteyen İstanbul merkezli aydınların büyük iddialarla topladığı ve sonucu fiyasko ile biten ‘’ Demokrasi kurultayı ‘’ üzerine yazılan gözlemi ilgiyle okuyacaksınız.Daha ilginç olanı bu kurultaydaki aydınlar listesinin günümüze uzanan traji-komik  sürecidir ki Ulusal odak bunu ileride okurlarımıza iletecektir.

 

ÖNE ÇIKAN ‘’ AYDIN’’LARIN DEMOKRASİ KURULTAYI İLE İLGİLİ GÖZLEM         

 

 

      Avrupa Topluluğu (AT) ülkelerinde uygulanan demokrasinin ülkemizde de uygulanmasını isteyen  , 12 Eylül darbesinden  ‘’aydın ‘’ olarak çeşitli baskılar  gören ‘’ elit ‘’ bir grup tarafından 29-30 Nisan 1989  günlerinde demokrasi kurultayı toplanmıştır. Toplantı ile aydınlar 12 eylül ve sonrasında süregelen baskıcı dönemin 1983 seçimleri sonrasında başlayan yeniden demokrasiye dönüş sürecini, doğrudan etkilemeyi amaçlamıştır. 1989 yerel seçimlerinin mevcut  iktidara değil , mevcut muhalefet partilerine çoğunluğu vermesinin , parlamentodaki oy dağılımı ile yerel seçimlerdeki oy dağılımı arasındaki büyük farkın bu ivme kazandırma amaçlanmıştır. Zımni  olarak mevcut  parlamentonun büyük çoğunluğuna dayalı ve 1992 seçimlerine kadar  da iktidarda bu oy çoğunluğu ile kalmayı düşünen mevcut iktidarı iyice gayri mu zemine düşürme umudu vardır. Aydınlar grubu , dar boyutlarda yaptıkları toplantılarına , geniş bir kurultay ile  oldukça önemli bir aşama kaydettirmişlerdir.

 

      Çeşitli illerde yapılan dar grup toplantılarında tespit edilen düzenleme komitesi , ülke ve ülke dışında  girişimlerde bulunarak kurultayın  toplanmasına ve katılacak delegelerin seçilmesine kendisini yetkili , yeterli , haklı  görmüştür. 900 ‘ü aşkın ve kurultay  temsilcisi sıfatı ile bir araya  gelen demokrasi güçlerinin seçiliş  mekanizmasında ağırlıklı  kriter , dar toplantılar sürecindeki aydınlar grubu ilişkileridir. Adları ile seçilip kurultaya  çağırılanların  ağırlıklı olarak ortak noktası

‘’ AT demokrasisi’nin  ülkemizde aynen uygulanması anlayışıdır. 1989 nisan  ayının hareketliliği , ‘’ işçi ‘’ nin direnişi , demokrasi kurultayında ‘’ aydın ‘’ ların büyük çoğunluğunun  bu  sorunu demokratikleşme  konusuna sıkı sıkıya  bağlamaması  , kurultayın bir  diğer amacının , önce aydınlar grubunun demokrasiden tam olarak  yararlanmasını  , sonra aydınların yukardan aşağıya  toplumu AT demokrasisine sokacağı imajını  vermiştir. Kurultay öncesi çalışmalar  yığınlardaki  hareketliliğin aydınlar seviyesinde de temsilini  ve seleksiyonun bunu amaçlayarak yapılmasını bu nedenle öngörmemiştir.  Aydınlar grubu  baştan itibaren neyi amaçladığını kurultayda iyi bir  AT aydını  performansı göstermiştir.

 

    Kurultayı öncesinde başlayarak çalışmalar  mevcut basında yansımıştır. Kurultay sürecinde kamu oyuna verilen  mesajlar bir ‘’ yazanak ‘’ la kamu oyuna açıklanacaktır. Kurultay sonunda tespit  edilen ve kurultaya okunan metnin ileride değiştirilmemesi  için olduğu gibi yayınlanmasına yönelik  öneri , kurultayda ağırlık kazanmayan ele alınmayan , ifade edilmeyen kimi eklentilerin ‘’ yazanak ‘’ ta yer alması  ihtimalinin olduğu gibi bir demokrasinin bütün kurallarıyla işlerlik kazanmasının  sağlanmasıdır. Bu amaçla sivil bir Anayasa yapılmasına yönelik girişimlere  destek verilmesi ve bu Anayasanın eski anayasaları düzelterek değil , tamamen yeni  baştan, ilk sivil Anayasa olarak yazılması savunulmuştur. Bir diğer ağırlıklı konu militarist mekanizmaların veya yasadışı dayanaklarının kaldırılmasıdır.  İç ve dış güvenlik , savunma ve istihbarat çalışmalarının AT normlarında olması , bu  amaçla At normlarındaki bir demokratikleşmeye güç katacak sağ ve sol güçlerin  militarist ve baskıcı egemen çevrelere yönelik bir baskı mekanizması halinde kullanılması gereklidir. Kurultayın iç uzlaşmasının ağırlığı bu konular olmuştur.

 

      Kurultay delegasyonunda temsil gücü olmadığı ve bu nedenle de sonuç alıcı bir tartışma  ortamı doğması mümkün olamayacağı halde , en çok zaman alan konu dini akımların düşünce ve örgütleme özgürlüğü olmuştur. Delegelerin sürekli olarak  bu konuya giden zamanın boşa gittiğini ve tedbir alınması gerektiğini belirttikleri halde bu konudaki  anlamsız tartışmalara sınır getirilmemiş , kurultayın dinsel akımlara düşünce ve örgütlenme özgürlüğü  konusundaki tavrının ne olduğu , kurultay ağırlığının hangi  yönde olduğu belirlenememiştir.

 

      Komünist Parti konusunda kurultay sürecinin ağırlıklı görüşü yasal engeller kalkmadan parti kuruluşunun mümkün olamayacağı   yönündedir. Bir grup legal

Komünist Parti kurulmasının kurultay sonuç metninde yer almasını istemiş , az sayıda katılımcı bu konu ile demokrasi kurultayı arasında ilişki kurulmamasını , ayrı konular olduğunu savunan bazı delegeler bileşik marksist partide güçlerin bir araya gelmesini istemiş , böylece bu  konuda  bir  görüş birliği oluşamamıştır. Ulusal sorun, etnik , kültürel , mesleki konular, genel olarak ele alınmış , ayrıntılı soruşturulamamış ,  dinsel  akımların düşünce ve örgütlenme özgürlüğüne ayrılan zaman nedeniyle bu konuların tartışılmasına pek zaman kalmamıştır.

 

    Mevcut partilerden Demokrasi kurultayına  SHP , DYP , RP , SP  Genel Başkanlar seviyesinde katılıp konuşma yapmışlar ; ANAP , DSP , MÇP , IDP çeşitli nedenlerle katılmamıştır. 1989 yerel seçimleri sonucunda ortaya çıkan mevcut  partiler arası iktidar kavgasına , bu tablo ile demokrasi kurultayı da taraf olarak  girmiş  görünümüne düşmüştür. Kurultayın bu tarz görünümü ile mevcut iktidarın  yaklaşımı , birleşince parlamento zemininden tartışmayı hem de parlamentoda gücü olan muhalefet partileriyle birlikte parlamento dışına çıkarma ,yığınların  geliştireceği demokratik mekanizmalarla değil , bir oldu bitti ile yeni bir iktidar getirme anlayışına  yeşil ışık yakılmaktadır. ANAP’ın başı da buna paralel olarak  kendisini sınıf kökeni , moral değer, yaşam tarzı ve anlayışı ile  hiçbir alakası olmadığı Menderes’e benzetmektedir.ANAP’lılar yığınlardan kopuk bir sol muhalefetin ciddi bir iktidar olmayacağının , DYP’ nın zaten  kendisi olduğunun , askeri darbelerin ise sadece kulaklarını çekeceğinin bilinciyle yakılan yeşil ışıktan kendi hesabına puan toplamıştır. Yerel seçimlerle  parlamento aritmeniği  arasındaki çelişkili duruma , bu nedenle kendisine  muhalif unsurları parlamento dışı tavırlara  iten bir tavırlara iten bir politika izlemektedir.Aydınların demokrasi kurultayı bu dinamikler nedeniyle demokrasiyi yığın  hareketleriyle geliştirme , yerel bir demokratikleşme programı yapma konusuna   ağırlık vermemiş, verememiştir. Bin yıllık yerleşik bir toplum yapısına sahip Türk insanının  yaşadığı geçmiş örgütlenmelerin günümüzdeki sentezi bir demokrasi modeli  ve bu modeli uygulamaya yönelik demokratikleşme programı ile dünya ülkeleri ve bu arada AT ülkeleri ve arasına girme şeklinde formüle edilebilecek kimi öneriler cılız kalmış, tartışılamamıştır.

 

    AT  siyasi yapılanmasına entegre aydınlar grubu öncülüğünde bir  demokrasinin ülkemizde uygulamasının  nasıl olacağı konusunda  ipuçları vermesi  bakımından kurultayın sonuç aşamasındaki dikkat  çekici , coşkulu , tartışmalı, oylamalı , katılımcı ve sesli  bir bölümün altını çizmekte yarar  vardır.Divan başkanlığı düzenleme komitesinin , bundan sonra kurultay sonuçlarını izleme komitesi olarak görevine devam edeceğini , 13 olan üye sayısının 25 ‘e çıkarılması  konusunda kurultayın iradesini sormuştur. Delegelerden bir bölümü adayların kurultayda oylanmasını , bir bölüm delege de devam komitesine siyasal partilerden temsilci alınmasını önermişlerdir.Bu tartışmalar sırasında  komitenin kendisi de kurultaydan güven oyu almak istediğini bildirmiştir. Divan başkanlığı düzenleme komitesinin daha önce  divan başkanlığına bildirdiği kararının tam tersi bir  kararla divana başvurduğunu bu nedenle divan başkanlığını bıraktığını bildirmiştir. Konuya , eski komitenin sayısının artırılmadan devam etmesinin  kurultayca onaylanması çözümü getirilmiş , eski komitenin demokrasi kurultayı sonuçlarını izleme komitesi olarak  devamına yapılan oylama sonucu oy çokluğu ile karar verilmiştir. Kurultaydan olur alan bu yeni komitenin kendisine güveni olup olmadığını soran divan  başkanı , güvendikleri yanıtını alınca  dilek ve öneriler bölümüne geçmiş ,  hazırladığı kapanış konuşmasını yaparak kurultay çalışmalarını tamamlamıştır.

 

      Ele aldığı konular , katılanların siyasal , mesleki , sosyal durumları , gene katılanların 1960 lı yıllardan bu yana olan geçmişleri , 1990 lı yılların olası  sorunları itibariyle demokrasi kurultayı , kurultay sonraki aşamada , düzenleyicileri itibariyle daha da önem kazanacak , bir gelişme sürecinin içine girmiş bulunmaktadır. Geçmişini lafla değil fiiliyle eleştirmeyenler geleceği kuramazlar.Değişime ayak uydurmakla , değişime katkıda bulunup geliştirmek farklı şeylerdir. Ayak uyduranı baş , geliştireni ayak yapmak ; derdini bildirip çözümünü  baştan isteyen yığınları iki yüz yıldır bocaladığı karanlık menfezlerde dolaştıran  sürece hizmet etmekten başka bir şey değildir.

 

      Kendi topladığı kurultay temsilcilerinden devam oluru alan izlence komitesi , sonradan eklediği sıfatı ile ‘’ 1.Demokrasi Kurultayı’na konuk ve gözlemci seviyesinde katılanların veya çağırılmayanların denetimini kabul etmiş bulunmaktadır. Bu yazı bir gözlemcinin düşünceleridir. ‘’

 

ULUSALODAK