TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ VE DR.HİKMET KIVILCIMLI

İstanbul merkezli kurulan Sosyal İnsan Yayınları'nın “Sosyal Tarih Dizisi” 5. Kitabında Doktor Hikmet Kıvılcımlı ile Türkiye Komünist Partisi ilişkilerini ele alıyor.

Özenli bir baskı ile yayına hazırlanan kitap, yayınevi notu, önsöz, içindekiler, giriş, ekler, kaynakça ile birlikte toplam 384 sayfa.

Cenk Ağcabay tarafından yayına hazırlanan yapıt, Doktor Hikmet Kıvılcımlı’nın yaşamı, siyasal mücadelesi hakkında ayrıntılı bilgiler vermekle birlikte esas olarak Kıvılcımlı’nın 1940 yılına kadar olan siyasal mücadelesini esas alıyor.

Yoğun bir çalışmanın ürünü olan kitap bu siyasal mücadele içinde Türkiye Komünist Partisi ile Doktor’un ilişkilerini belgelerle ve söyleşilerle ortaya koyuyor.

Yaşadığı süreçte Doktor'la ve Doktor'un “orijinal-yerli” görüşleriyle hiç barışmamış onlarca kişi kaynakçada yer alırken, görüşülenler  arasında Fuat Fegan, Doğu Perinçek, Atilla Türk, Orhan Aydın, Ahmet Camuşçuoğlu, Selahattin Okur, Demir Küçükaydın, Sarp Kuray’ın olmaması büyük eksiklik.

Doktor Hikmet Kıvılcımlı 7 şubat 1967 tarihinde yayınlanan ve “Yazı Hayatının Ellinci Yılında Kerim Sadi” adı ile 1969 yılında Öncü Kitabevi'nin genel dağıtımını yaptığı  F.Berke’nin derlemesinde şunları kendisinden sonraki kuşaklara söylüyor:

“…TİP ve YÖN gibi yeni güçler yanında ESKİ Sosyalistlerin “Kaç tümeni var?” demeyelim. Eski adsız birikimin mirasyediliğine düşeriz. Fincancı katırlarını ürkütme bahanesi de çağını yitirdi. Nitekim şimdi başka bahane uyduruluyor: Eskilerin kırgınlıkları ile yeni kuşakların kulak tozları, hatta ödleri patlatılmak isteniyor. Aşağısı sakal, yukarısı bıyık diye tükürülmediğinden cür’etlenilmesin. Hikmet Kıvılcımlı:Nazım Hikmet’e ve Kerim Sadi’ye ağır saldırmış…Kerim Sadi:Hikmete ve Nazıma verip veriştirmedik şey bırakmamış..Nazım, daha “şairane” sözü gümüş sayıp, davranış altınlarıyla onlara taş çıkartmış..Bu, madalyanın bilinen bir yüzüdür.

Kimsenin bilmediği, bilenlerinse yeni kuşaklardan sakladıkları madalyanın inanılmaz öbür yüzü vardır: O “üç silahşör” Eski sosyalist, birbirlerini yaraladıkları ölçüde sevmeği öğrenmişlerdir. Teoride ve pratikte birbirlerinin yanlışlarını yalın kılıç delik deşik etmekte gözlerini kırpmayan bu üç insan, ilk buluşmalarında çocukça şen kahkahalarla kucaklaşmaktan bir gün geri kalmamışlardır. Özellikle Eski sosyalistler bu bakımdan, Yeni Sosyalistler arası bağlılıklarda maya rolünü oynayabilirler. Yeni kuşaklara, kişisel deve kinleri ve sülale kan davaları yerine bu eski sosyalist kardeşlik mayası aktarılabilir.”

Cenk Ağcabay’ın derlediklerine önsözü Vedat Türkali yazmış. Yararlanılan kaynak ve kişiler 1940 yılına değin olan ilişkilerde Doktor’u “Dış TKP” kadrolarına eklemliyor. Doktorun “üç silahşör” diye tanımladığı ilişkiye değil, “İsmail Marat”lara ağırlık veriyor. Bu nedenle Doktor Hikmet Kıvılcımlı’nın “En eski, eski, yeni” olarak sosyalistleri ayrımında kendisi ile yakın ilişkide olanların görüşlerine yapıtta pek yer verilmemiş olduğu ortaya çıkıyor.

Kaynakçada da aynı tutum söz konusu. TKP tarihi tek yanlı olarak, sonunda “Haydar Kutlu” yla sonuçlanan “dış TKP” açısından ele alınarak, Doktor Hikmet Kıvılcımlı’nın özgün tezleri ve bu özgün tezleri temelinde yükselen, “Vatan Partisi” ile taçlanan bağımsız siyasi iradesi adeta yok sayılıyor. Doktorun kemiklerini sızlatacak etnik sorunlara bakışla, Kemalizm ve Mustafa Kemal hakkındaki görüşler oldukça tekrarlanarak kitabın sayfa sayısını artıran bir tabloyu ortaya çıkarıyor.

Türkiye komünist Partisi ve Doktor Hikmet Kıvılcımlı adı ile yapılacak bir belgesel çalışmada verilen Kaynakçada “Ürün", "Toplum ve Bilim", "Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi” yer alırken; 1920 Tarihli “Ziya”, 1922 tarihli “Seyyare Yeni Dünya”, 1920 tarihli “Emek”, 1922 tarihli “Yeni Hayat”, 1921 tarihli “Fevkalade Amele Nüshaları, ve 1924 tarihli “Aydınlık”ın kaynakçada yer almaması “TKP” konusunda tek yanlılığın somut göstergesi.

Gene “Edebiyat ve Eleştiri", "Yön” kaynakçada yer alırken Doktor Hikmet Kıvılcımlı’nın yazılarının da çokça yer aldığı Türk Solu ve  Aydınlık dergilerinden yararlanılmamış.

Sonuç olarak oldukça yoğun bir emek ve masrafla ortaya çıkarılmış yapıt Doktor Hikmet Kıvılcımlı ve TKP ilişkilerini değil, “Dış TKP”nin Doktor'a bakış açısını ortaya koyan, “sosyal ve siyasal tarihi” değil “ay ve gün olarak tarihi, olayları, ilişkileri” gelişigüzel bir araya getiren nitelikte “olaylar derlemesi “olarak okura sunuluyor.

“Ziya” nın 21 Mart 1923 sayısında “İzmir’de akdolunan İktisat Kongresi yeni Türkiye tarihine pek mühim bir vaka ilave ediyor. Bu kongrede Türkiye Komünist Partisi müstesna olmak üzere-çünkü bu parti dört aydan beri adeta kanun harici edilmiş ve bütün rehberleri zindana atılmış” olarak belirttiği süreci yaşayan ve 1971 yılına (öldüğü yıl) değin ülkesinde kalarak “sosyalizm”i teorik ve pratik olarak yaşayan, taşıyan ve yeni kuşaklara aktaran Doktor Hikmet Kıvılcımlı 384 sayfalık kitabın içinde kaynakçada belirtilen kişi ve yayınların “dış TKP’ye eklemlenmesiyle” adeta yok oluyor.

Atila Sarp